TR

Uluslararası ilişkilerin başladığı dönemlerden bu yana bir ihtiyaç olarak kendini hissettiren yabancı dil öğretimi, giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

İletişim ve uzay çağı şeklinde nitelendirilen çağımızda gelişen teknoloji sayesinde mesafeler kısalmış ve iletişim ortamları yabancı dil öğrenimine olan ilginin de artmasına neden olmuş, böylece kişilere anadilleri yeterli gelmemeye başlamıştır. Diğer taraftan bir yabancı dil bilmenin kişiye sağlayacağı yararlar göz önüne alındığında ise, bu özelliğin ve edinimin kişinin dünyayı daha iyi kavramasına, kültürel ve dilsel engelleri aşmasına ve meslek sahibi olabilmesine imkân sağlayacağı savunulmaktadır. Bunun dışında yabancı dil, daha ileri seviyede bilgi elde etmek, o dilin bilim, kültür gibi birikimlerine ulaşmak ve hedef dilin konuşanlarıyla anlaşma imkânı da sağlamaktadır. Hatta bu sayede milletlerarası ilişkilerin daha iyi geliştirilip yaygınlaşması da mümkündür. İşte bu gibi nedenlerle yabancı dil öğrenmek neredeyse kaçınılmaz hale gelmiştir.

PEKİ TÜRKİYE ?  

Dünya genelindeki istatiksel verilere bakıldığında Türkiye’nin henüz yabancı dil öğrenme sistemini oturmadığı açıkça ortada. Bir öğrenci, 12 yıllık ilk, orta ve lise eğitimi boyunca ders programına göre yaklaşık 1296 saat İngilizce dersi görüyor. 1296 saatin 720 saatini ilkokul ve ortaokul döneminde, 576 saatini ise lise eğitiminde alıyor. İlkokuldaki İngilizce eğitimi 4’üncü sınıftan başlamakla birlikte, 4+4+4 uygulamasının hayata geçirilmesiyle, 2’nci sınıftan itibaren İngilizce dersleri haftalık ders saati çizelgesine eklendi. Buna rağmen anket sonuçlarına göre bazı okullar ve öğrenciler hariç, lise mezunlarının en az yüzde 95’i, “Bu akşam arkadaşlarımla buluşacağım” gibi basit bir cümleyi kuramıyor.

NEREDEN BAŞLAMALIYIZ? 

Yapılan araştırmalar sonucunda, çocukların zihinsel ve duyusal üstünlüklerinden ve esnekliklerinden dolayı yabancı dil öğretiminin erken yaşlarda çok daha etkin sonuçlar doğuracağı kanıtlanmıştır. Sınıf ortamında da, çocuğun anadil edinimi sürecindeki doğal tutumlar izlenirse yabancı dil öğretiminde daha etkin ve kalıcı bir kazanım elde edilecektir.

Çocuğun erken yaşlarda yabancı dil öğrenme gerekliliğini temellendirecek birçok neden vardır. Bunların başında; yabancı dil öğrenme olgusunun öğrenci üzerinde olumlu sonuçlar vermesi ve öğrencinin zihinsel gelişimini düzenlemesidir. Erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukta düşünmeye yönelik esnekliği,  dinleme yetisini ve hassasiyetini geliştirir. Aynı zamanda kendi anadilinde anlama kabiliyetini geliştirir.

Çocuğa, insanlarla daha kolay iletişim kurma olanağı sağlar. Yabancı dil olgusu, çocuğun zihnini diğer kültürlere açar ve çocuğa diğer ülkelerdeki insanları anlama ve değerlendirmede yardımcı olur. Avrupa’da uygulanan “Berlitz” dil öğretim programının çocuklar için uyarlanmış sonuçlarına göre, öğrenci gelecekteki eğitim ve öğretimi için oldukça geniş dilsel öngörü kazandırır ve gelecekteki kariyer olasılıklarında yelpazeyi genişletir.

EN

Foreign language education, which has become evident since international relations first started, has been gradually gaining even more importance.

In our age, described as communication and space age, distances shortened and communication platforms caused the interest in learning a foreign language to increase, therefore, native languages of people became insufficient. On the other hand, when benefits of knowing a foreign language to individuals are considered, it is argued that this attribute and achievement will enable an individual to better comprehend the world, overcome cultural and linguistic barriers and have a profession. Apart from that, foreign language will provide chances to obtain advanced level knowledge, get access to science and knowledge accumulation of that language and get along with speakers of the target language. By this means, it is possible to better improve and popularize the relations between nations. Due to such reasons, learning a foreign language has become almost unavoidable.

HOW ABOUT TURKEY?

When global statistics are considered, it is obvious that Turkey has not implemented the foreign language learning system yet. Throughout the 12 year elementary school, middle school and high school education, a student takes 1296 hours of English lessons. Of those 1296 hours, 720 are in elementary and middle school and 576 are in high school. English education used to start at the 4th grade in elementary school, however with the implementation of 4+4+4 system, English lessons were added to 2nd grade curriculum. Despite this, according to survey results, with the exception of some schools and students, at least 95% of high school graduates fail to form a simple sentence such as “I am going to meet with my friends tonight.”

WHERE SHOULD WE START?

Research results have proven that foreign language education at early ages will yield much better results due to cognitive and sensory superiority and flexibility of children. If natural approaches in native language learning of children are followed in classroom environment, more efficient and permanent gains will be achieved.

There are many reasons stressing the necessity of foreign language learning at early ages of children. Foremost among these are the facts that foreign language learning yields positive results on students and that it regulates the cognitive development of the student. Foreign language education at early ages develops flexibility in thinking, ability and sensitivity of listening in children. At the same time, it improves the comprehension ability in their native language. It enables children to communicate easier with people. Foreign language phenomenon opens children’s minds to other cultures and helps children understand and evaluate people in other countries. According to the results that were adjusted for children of “Berlitz” language education implemented in Europe, students gain a very broad linguistic vision for their future education and their range of future career possibilities expand.

Yaşamımızı kolaylaştıracak ve oldukça geniş ufuklar sağlayacak onca sebep varken neden yabancı dil öğrenmeyelim?

Ülkemizdeki yabancı dil öğretiminin,  öğrencinin farklı bir dile karşı ilgisini çekmekte çoğu zaman yetersiz kaldığını ve bu sebeple daha eğitim hayatlarının en başında olan çocukların, başka bir dil öğrenimine karşı ön yargıyla yaklaştığını bilmekteyiz.

Bugün Türkiye’de sayılı özel ve yabancı kolejler dışında hiçbir ilk ve orta öğretim kurumunda yeterli ve etkin bir yabancı dil öğretimi maalesef ki sağlanamamaktadır. Buna karşılık son yıllarda ilköğretimin kesintisiz sekiz yıla çıkarılması çerçevesinde dördüncü sınıftan başlayarak çocuklara yabancı dil dersi uygulamasına geçilmiştir. Artık yabancı dil dersleri daha alt sınıflara indirgenmiş ve daha erken yaşta çocukların yabancı dil ile tanışması sağlanmaya çalışılmıştır.

Yabancı dil öğretim yöntemleriyle uğraşan bilim adamları yaptıkları çalışmalarda, dil öğretimi esnasında kullanılan metinler üzerinde akılda kalıcı belirgin anahtar kelimeleri tespit etmişlerdir. Bu anahtar kelimeler incelendiğinde çocuk şiirlerine, şarkılarına kaynak teşkil eden kelimelerin çoğunlukta olduğu görülmüştür.
Dikkat edilmesi önerilen yöntemsel seçimler:

Öğrenciler için öngörülen öğrenme ünitelerinin konuları, öğrencilerin yaşantılarına ve ilgi odaklarına yakın konular olmalıdır. Örneğin; aile, hayvanlar, arkadaşlar, okul, oyunlar ve hobiler. Seçilen en uygun yöntem ile ilk sunumun ya da manipülasyonun kesin öğrenmeye yol açmadığı kabul edildiğine göre aynı konuların, içeriklerin farklı zamanlarda sunulması, tekrar ele alınması, genişletilmesi ve üzerinde tekrar çalışılması dolambaçlı bir gelişme gibi görünür. Sonuç olarak bu durum kesintisiz birçok düşünme, ele alma ve doğru şekilde uygulamaya koyma süreçlerini gerektirir. İletişimsel gelişme çocuğa, kendini tanıtma, başkalarını iyi tanımak için gerekli soruları sormayı bilme, zevklerini, özelliklerini, alışkanlıklarını, yaptığı şeyleri ve bunları yapış zamanına ilişkin tüm soruları sorma yetisi kazandırılabilmelidir.

“Dil” alanında uzman denilebilecek düzeyde dil öğretmenlerinin varlığı da bu konuda büyük bir önem teşkil etmektedir. Özellikle ilkokullardaki yabancı dil öğretimi konusunda da gerekli gözlem ve tecrübeye sahip branş hocalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü en büyük zorluk ilkokuldan ortaokula geçiş döneminde yaşanmaktadır. İlköğretimin birinci ve ikinci kademesi arasında etkili bir bağıntı kurulması açısından gerekli test ve dokümanların hazırlanmasında imkân veren pilot bölgeler seçmek ve denemeler yapmak etkili olabilir. İlköğretim okullarında yabancı dil öğretmenliği yapan eğitbilimcilere önemli görevler düşmektedir. Öncelikle sınıf yönetimi konusunda oldukça pedagojik davranılmalıdır. Derslerde çocuklara yabancı dili sevdirmek için sınıfın atmosferinin titizlikle hazırlanarak, öğrenciye yeni bir dil öğrenmenin yaratacağı imkânlardan bahsedilerek, erken yaşta dil eğitiminin temelleri atılan öğrenci, öğrenimine karşı ilerleyen eğitim hayatına hazırlanmalıdır.

Why shouldn’t we learn a foreign language when there are many reasons that it will make our lives easier and that it will provide wide horizons?

We know that foreign language education in our country usually fails to attract the attention of students to a different language and for this reason children, who are at the very beginning of their education lives approach foreign language learning with prejudice.

Unfortunately in today’s Turkey, with the exception of a few particular private and foreign colleges, sufficient and efficient foreign language education cannot be provided in any primary or secondary education institute. In response, as the primary education is increased to eight continuous years, foreign language lessons for children applications start at the fourth year. Thus, foreign language lessons are brought down to lower years and it was attempted to introduce children to foreign language at earlier ages.

Scientists who are occupied with foreign language education methods determined memorable and distinct keywords in texts used in foreign language education in the researches they conducted. As these keywords are analyzed, it is seen that words which constitute children’s poems and songs are predominant.

Procedural choices that are suggested to be taken into consideration:
Subjects of projected learning units for students should be subjects close to the lives and focuses of attention of students. For example; family, animals, friends, school, games and hobbies. When it is accepted that first presentation or manipulation with the best method chosen does not lead to learning; presenting, revising, expanding and reworking same subjects and contents will look like a meandering improvement. As a result, this situation requires a lot of thinking, revising, and correctly applying processes. Communicative development may earn children with the skills to present themselves, to know to ask the required questions in order to better recognize others,  to ask every possible question about their pleasures, characteristics, habits, whatever they do and whenever they do them.

Existence of language educators who may be called experts in the field of “language” has great importance. Especially in foreign language education in primary schools, branch teachers who has the required observation and experience in foreign language education are needed. Because the highest hardship is experienced in the transition term from elementary school to middle school. It may be effective to select and test pilot regions that allow the preparation of required tests and documents which will enable effective connections between the first and second stages of primary education. Important responsibilities fall on pedagogues working as foreign language teachers in elementary schools.

Primarily, very pedagogic approaches should be taken regarding class management. In order to endear foreign language education to children, class atmosphere should be prepared meticulously, opportunities that learning a foreign language may bring to children should be mentioned and students should be prepared for their future education life by laying the foundation of foreign language education at early ages.